04 Nisan 2025 Cuma

Türkiye'nin Kimlik Krizi: İslâmî Bir Dönüş Mümkün mü?

Türkiye'nin Kimlik Krizi ve İslâmî Çözüm Arayışı

Türkiye, son yüzyılda derin bir kimlik kriziyle karşı karşıya kaldı. Batı’nın dayattığı seküler ulus-devlet modeli, ülkenin kültürel ve ideolojik köklerinden uzaklaşmasına neden oldu. Ömer Emre Akcebe’ye göre, bu krizden çıkışın tek yolu, İslâmî bir kimliğin yeniden canlandırılması ve "Başyücelik Devleti" perspektifinin hayata geçirilmesidir.

Batı Modelinin Yıkıcı Etkileri

Batı’nın seküler ulus-devlet modeli, Türkiye’de yıkıcı sonuçlar doğurdu. Bu model, ülkenin kendi medeniyet değerlerinden uzaklaşmasına ve kimlik bunalımına sürüklenmesine neden oldu. Akcebe, Türkiye’nin bu krizden kurtulabilmesi için İslâmî bir hüviyete dönmesinin şart olduğunu vurguluyor.

Başyücelik Devleti: Yeni Bir Vizyon

"Başyücelik Devleti" kavramı, Türkiye’nin yeni dünya düzeninde nasıl bir rol üstlenmesi gerektiğine dair önemli bir perspektif sunuyor. Bu model, İslâm’ı merkeze alarak siyaset, ekonomi ve toplumsal düzenin yeniden inşasını öngörüyor. Türkiye, bu vizyonla hem bölgesel hem de küresel bir güç olma potansiyelini artırabilir.

ABD ve Suriye: Yeni Dönemde Türkiye'nin Rolü

ABD’de Trump yönetiminin yeniden başa gelmesi ve Suriye’de Esad rejiminin çöküşü, Türkiye için yeni fırsatlar ve zorluklar doğuruyor. Türkiye, bu süreçte İslâmî bir kimlikle hareket ederek, bölgede etkin bir aktör olmayı hedeflemeli. Özellikle Suriye’de İslâmî bir yönetimin inşası, Türkiye’nin öncülüğünde gerçekleşebilir.

Küresel Mücadelede İslâmî Alternatif

Dünya, Batı’nın ideolojik ve ekonomik krizleriyle boğuşurken, Türkiye İslâmî bir alternatif sunabilir. Büyük Doğu-İbda dünya görüşü, bu alternatifin temelini oluşturuyor. Türkiye, Batı ve Doğu arasında bağımsız bir güç olarak, İslâmî bir dünya düzeninin temelini atabilir.

Sonuç: Türkiye'nin Geleceği

Türkiye, yeni dünya düzeninde sadece bir devlet olarak değil, bir medeniyet merkezi olarak var olabilmek için ideolojik rotasını net bir şekilde belirlemelidir. İslâmî bir kimlik ve "Başyücelik Devleti" perspektifi, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek en önemli unsurlar olacaktır.
  • İslâmî kimlik, Türkiye’nin kimlik krizinden çıkışının anahtarıdır.
  • Başyücelik Devleti, yeni bir medeniyet tasavvuru sunar.
  • Türkiye, bölgesel ve küresel arenada etkin bir aktör olmayı hedeflemelidir.
Türkiye, bu süreçte Batı’nın dayattığı modellerden uzaklaşarak, kendi köklerine dönmeli ve İslâmî bir dünya görüşünü benimsemelidir. Bu, ülkenin hem iç hem de dış politikasında yeni bir sayfa açacaktır.

İlgili Haberler