CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, katıldığı bir programda gündeme bomba gibi düşen açıklamalarda bulundu. Çelik, CHP'nin önde gelen isimleri hakkında yapay zeka ile oluşturulmuş sahte telefon konuşmaları ve görüntülerinin servis edilebileceği duyumlarını aldığını belirterek, vatandaşları şimdiden uyardı. Bu açıklama, siyasi arenada büyük yankı uyandırdı ve yapay zeka teknolojisinin seçimlerde manipülasyon aracı olarak kullanılabileceği endişelerini artırdı.
Yapay Zeka ile Siyasete Yeni Bir Boyut: Tehdit mi, Fırsat mı?
Özgür Çelik, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Şimdi yeni bir şey duyuyoruz. Hem de bir iki noktadan duydum. İnsanlar gelip bana dediler ki, 'Sizin partinizdeki önemli siyasi aktörlerle ilgili yapay zeka üzerinden söylenmeyen sözleri söylemiş gibi gösterecekler.'" ifadelerini kullandı. Bu durumun ciddiyetine dikkat çeken Çelik, 2023 seçimleri öncesinde yaşanan montaj video olaylarını hatırlatarak, bu tür manipülasyonların her zaman mümkün olduğunu vurguladı.
Çelik'in bu açıklamaları, yapay zeka teknolojisinin siyasi manipülasyon amacıyla kullanılmasının ne kadar kolay ve tehlikeli olabileceğini gözler önüne seriyor. Yapay zeka, ses ve görüntüleri taklit etme konusunda giderek daha yetenekli hale gelirken, bu durum siyasi aktörler ve seçmenler için yeni bir tehdit oluşturuyor.
"Tarihe Not Olsun": Özgür Çelik'ten Kritik Uyarı
Özgür Çelik, sözlerini "Tarihe bir not olsun. Yarın Cumhuriyet Halk Partisi'nin önde gelen aktörleriyle ilgili ya da Türkiye siyasetinin önemli aktörleriyle ilgili bir takım telefon konuşmaları, bir takım görüntüler vs servis edilebilir." şeklinde sürdürerek, kamuoyunu olası manipülasyonlara karşı dikkatli olmaya çağırdı.
Bu uyarı, sadece CHP'yi değil, tüm siyasi partileri ve seçmenleri ilgilendiren bir konu. Yapay zeka teknolojisinin gelişimiyle birlikte, dezenformasyon ve manipülasyon yöntemleri de çeşitleniyor ve karmaşıklaşıyor. Bu nedenle, seçmenlerin bilinçli ve eleştirel bir şekilde bilgiye yaklaşması, doğruyu yanlıştan ayırt etmesi büyük önem taşıyor.
Seçimlere yaklaşırken, bu türden manipülasyon girişimlerinin artabileceği göz önünde bulundurulmalı. Siyasi partilerin ve yetkililerin bu konuda gerekli önlemleri alması, kamuoyunu bilgilendirmesi ve yapay zeka kaynaklı dezenformasyonla mücadele etmesi gerekiyor. Aksi takdirde, yapay zeka teknolojisi demokrasinin temellerini sarsabilecek bir araca dönüşebilir.
Unutmamalıyız ki, bilinçli seçmenler olarak doğru bilgiye ulaşmak, eleştirel düşünmek ve manipülasyonlara karşı uyanık olmak hepimizin sorumluluğundadır.