
Husilerden İsrail'e Füze Tehdidi! Ateşkes Biterse Vururuz!
Yemen'deki Husi güçleri, Gazze'deki ateşkesin ihlal edilmesi durumunda İsrail'e füze ve İHA saldırıları düzenleyeceklerini duyurdu. Bu açıklama, bölgedeki gerilimi tırmandırırken, uluslararası kamuoyunun dikkatini yeniden Orta Doğu'ya çevirdi. Husilerin Genelkurmay Başkanı Yousif al-Madani'nin sert açıklamaları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya doğrudan bir uyarı niteliği taşıyor. Peki, bu tehdidin ardında yatan sebepler neler ve bölgeyi neler bekliyor?
Husilerden İsrail'e Net Mesaj: Ateşkes Bozulursa...
Husilerin askeri kanadının önde gelen isimlerinden Yousif al-Madani, İsrail'e yönelik tehditlerini şu sözlerle dile getirdi: "Gazze'deki ateşkes ihlal edilirse, İsrail'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarımız yeniden başlayacaktır. Direnişin ve Filistin halkına verdiğimiz taahhütlerin arkasındayız." Bu ifadeler, Husilerin Filistin davasına olan bağlılıklarını ve ateşkesin bozulması halinde askeri müdahaleden çekinmeyeceklerini açıkça ortaya koyuyor.
Al-Madani, Husilerin Hamas'la dayanışma içinde olduğunu vurgulayarak, "Filistin halkının güvenliği, tüm direniş ekseninin ortak sorumluluğudur" dedi. Bu açıklama, Husilerin sadece Yemen'deki değil, bölgedeki diğer aktörlerle de koordineli hareket ettiğini gösteriyor. Bu durum, olası bir çatışmanın bölgesel bir krize dönüşme potansiyelini artırıyor.
Kızıldeniz'de Yeni Bir Gerilim Dalgalanması mı?
Husilerin İsrail'e yönelik tehditleri, Kızıldeniz'de zaten yüksek olan tansiyonu daha da artırabilir. Örgüt, daha önce İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları nedeniyle birçok kez füze ve İHA saldırıları düzenlemiş, İsrail bağlantılı ticari gemileri hedef almıştı. Bu saldırılar, uluslararası taşımacılık şirketlerinin Kızıldeniz rotasındaki seferlerini durdurmasına veya yön değiştirmesine neden olmuştu. Olası bir yeni saldırı dalgası, küresel ticaretin akışını olumsuz etkileyebilir ve ekonomik sonuçlar doğurabilir.
Husilerin geçmişteki eylemleri göz önüne alındığında, bu tehditlerin ciddiye alınması gerekiyor. Örgütün askeri kapasitesi ve bölgedeki etkinliği, İsrail için önemli bir güvenlik riski oluşturuyor. Özellikle balistik füzeler ve insansız hava araçları, İsrail'in hava savunma sistemlerini zorlayabilir ve sivil yerleşim yerlerine zarar verebilir.
Bölgesel Denge ve Uluslararası Tepkiler
Netanyahu hükümetinin Gazze çevresinde askeri yığınağı artırdığı bir dönemde gelen bu Husi tehdidi, bölgesel dengeyi daha da hassaslaştırıyor. Uzmanlar, Husilerin açıklamasının sadece Tel Aviv'e değil, Washington ve Riyad'a da mesaj niteliği taşıdığına dikkat çekiyor. ABD yönetimi, Husilerin yeniden saldırıya geçmesi durumunda "bölgesel ticaret güvenliğinin ciddi biçimde tehlikeye gireceği" uyarısında bulundu.
Bu durum, uluslararası toplumun Orta Doğu'daki krize daha fazla dahil olmasına yol açabilir. Özellikle ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırması ve diplomatik çabalarını yoğunlaştırması bekleniyor. Ancak, farklı aktörlerin çıkarları ve bölgesel dinamikler, çözüm sürecini karmaşıklaştırabilir ve yeni çatışma alanları yaratabilir.
Sonuç olarak, Husilerin İsrail'e yönelik tehditleri, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan barış sürecini daha da tehlikeye atıyor. Ateşkesin korunması ve gerilimin düşürülmesi için tüm tarafların yapıcı adımlar atması gerekiyor. Aksi takdirde, bölge yeni bir çatışma sarmalına girebilir ve bunun küresel etkileri olabilir.











